MOTİVASYON ZİNCİRİ…

Çalışanlar için motivasyon, mutluluğun ve başarının anahtarıdır. Çalışanın davranış sürecine iş performansına enerji katarak başarının kapısını aralar.

İşveren için motivasyon, performansın arttırılması için insan davranışlarının uyarılarak yönlendirilmesidir.

Gerek üst yönetim gerekse de astların motivasyon unsurlarını incelediğimiz zaman bir çok unsurun aynı olduğunu görmemek içten bile değil.

Örneğin;

Çalışan Motivasyon Unsurları;

  • İş tatmini
  • Övgü, takdir
  • Önemlilik
  • Eşitlik, şeffaflık
  • Saygınlık (iş ve özel yaşam)
  • Öneri ve fikirler
  • Kişisel gelişim
  • Terfi
  • Gelecek kaygısı

Üst Yönetim Motivasyon Unsurları;

  • İş tatmini
  • Övgü, takdir
  • Önemlilik
  • Çalışan performansı
  • Üretim performansı
  • Yıllık hedefler

Motivasyonun temelinde duygular yatar. Aynı zamanda motivasyon “içsel” ve “dışsal” olarak iki şekilde gözlemlenir.

İçsel motivasyonda, çalışan insanların bazıları yaptığı işinden çok memnun olur, büyük haz alır ve bu durumdan dolayı motive olurlar. Kişinin kendi ihtiyaç ve zevkleriyle ilgilidir.

Dışsal motivasyonda ise çalışanların bir bölümü yaptığı başarılı işlerden ötürü ödüllendirilmek isterler. Fakat yapılan işte hatalar olursa bu durumda da cezalandırmaya tabidir. Bir başka deyişle kişinin cezadan kaçmak, ödül almak ya da başkalarını mutlu etme durumudur.

Bir motivasyon döngüsü oluşturdum ve bunun adına “PİM” adını verdim.

PİM;  Performans – İş Tatmini – Motivasyon

Bunlardan biri olmadığı zaman diğerlerini de yakalamak mümkün olmayacaktır!

İlham verme ve motive etme yeteneği olamayan liderlerin en yaygın gözlenen hatalı davranışlarını  J. Zenger  ve J.Folkman, 2010 yılında yayınladıkları “Inspiring Leadership ( İlham verici liderlik)” isimli kitabında 10 başlık altında toplamaktadır;

  • Enerji ve coşkunun olmaması
  • Amacın ve yönün açıklığının sağlanmaması
  • İddialı hedeflerinin belirlenememesi
  • Kişisel gelişim için bir planın olmaması
  • Koçluk yapılmaması
  • Önemli bilgilerin paylaşılmaması
  • Çalışma ve rekabetin önlenememesi
  • Dürüst ve adil davranılmaması
  • Ekip üyelerinin dinlenmemesi
  • Performans geribildiriminin verilmemesi

motivasyon

Motivasyonla ilgili araştırma yaptığımda üst yönetimden ziyade daha alt kısımdan yani çalışanlardan baz alınarak onların motivasyon durumunu incelemeye aldıklarını gördüm. Aslında, motivasyon çalışanlardan önce yöneticilerde ve hatta işverende aranmalı ve önce onların motivasyonlarını arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Aslında motivasyon hiyerarşik bir süreç taşır.

Bunu şekillendirirsek;

Patron → Müdür → Yönetici → İşçi

Çünkü; motivasyonu yüksek olan bir patron etrafına pozitif bir enerji yayar. Bu enerji ilk alan yanındaki örgütten sorumlu müdürdür. Müdür yukardan aldığı pozitif enerji ile motivasyonu yüksek olur ve altındaki yönetici/ şef ‘ e bunu yayar ve o da bunu yanındaki çalışan işçilere yansıtır. Bu şekilde bir motivasyon zinciri oluşmuş olur.

Aynı zamanda işletme içinde üst yönetimden astlara kadar uzanan motivasyon yolu süreci örgüte iş tatmini ve performansı da yüksek düzeyde kazandırmış olur. Bu durum sayesinde PİM Döngüsü ( Performans- İş tatmini- Motivasyon) sağlanmış olunur.

Çalışma hayatı açısından baktığımız motivasyon yani sanıldığının aksine çalışandan değil yönetimde daha çok yüksek olması gereken bir unsurdur.

Benim tavsiyem ve savunduğum görüş olarak her şeyden önce kendimiz için şunu yapmalıyız; her sabah uyandığımızda artık yeni bir gün ile karşı karşıya olduğumuzu bilerek aklımızdan tüm olumsuz düşünceleri bırakıp, tamamen pozitif düşünceler içinde “her günün sabahı yeni bir başlangıçtır” diyerek başlayınız…

Aynaya baktığınızda günün ilk gülümsemesini kendinize yapınız”

 

LİDER YÖNETİCİ OLUN!

     Birçok iş ortamında çok fazla yöneticim oldu ama maalesef gördüm ki gerçekten bulunduğu görevi layıkıyla yapan çok az yönetici var. Bu yönetici eksiğinden yola çıkarak “Liderlik ve Yöneticilik” arasında ince nüansları araştırarak siz okurlarımızla paylaşmak istedim…

Lider ve yönetici olmak birbirlerine çok yakın gözükseler de aslında aralarında çok ince ve çok önemli bir çizgi vardır. Lider iyi bir yönetici olmayabilir, zaten olması da gerekmez.  Fakat bir yönetici aynı zamanda liderlik vasıflarına sahip olması gerekmektedir. Yöneticileri ve liderleri incelediğimizde bu ince çizgiyi görmek çokta zor olmasa gerek.

 

Yönetici ile Lider Arasındaki Farklar;

  • Yönetici var olan bir yolu izler, Lider daha uygun yeni bir yolu gösterir.
  • Yönetici saygı görmeyi ister, Lider saygıyı kazanır.
  • Yöneticinin gücü yetkisine dayanır, Liderin gücü iş birliğine.
  • Yönetici hatalıyı bulur, Lider hatanın nasıl ortaya çıktığını.
  • Yönetici kırgınlık yaratır, Lider azim.
  • Yönetici işi doğru yapar, Lider doğru işi yapar.
  • Yönetici, var olanı koruma güdüleri, riske girme arzularına ket vurur.  Lider, işte coşku yaratmayı, fırsat ve ödülleri yüksek tutmayı hedefler.
  • Yönetici “BEN” der, Lider “BİZ”

 

Yöneticilerin Olması Gereken Özellikleri;

  • Şeffaf, tarafsız olmalı.
  • Eşit olmalı.
  • Cinsiyet ayrımı yapmamalı.
  • Güvenilir ve sabırlı olmalı.
  • Ruhsal dengesi sağlam olmalı.
  • İyi bir dinleyici olmalı.
  • Duygusal olmamalı.
  • Özel yaşamını, işi ile karıştırmamalı.
  • Herkesle selamlaşmalı, hiç kimseyi görmezlikten gelmemeli.
  • Yerine getirebileceği sözlerde bulunmalı.
  • Eksik olduğu durumlarda eğitim almalı.
  • Beyin fırtınası yapıp, çalışanlar ile fikir alış verişinde bulunmalı.
  • Gerektiğinde teşekkür etmeli veya özür dilemeli.
  • Yönetici zamanını iyi kullanmalı ve bir kısım zamanını da düşünmeye ayırmalı.
  • Astlarına Mobbing uygulamamalı.
  • Kraldan çok kral olmamalı.
  • Hak ettiği ücreti almalı ve aldığı ücreti hak etmeli.

 

“Aslan ile Karınca”  hikayesi konumuzla ilgili olarak en güzel hikayelerden biridir.

Küçük bir karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı…

Çok çalışır… Çok üretir… Ve bunları keyif içinde yapardı.

Patronu aslan, karıncanın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesle çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün kârı ve verimliliği arttırmak için aklına parlak bir fikir geldi. Eğer karınca, başında bir yönetici bile olmadan bu kadar üretken olabiliyorsa, bir de başarılı bir yöneticisi olsa neler yapardı.

Bunun üzerine, müthiş bir yöneticilik kariyeri olan ve yazdığı raporlarla ünlü hamam böceğini işe aldı. Hamam böceği işe öncelikle bir saat alarak başladı. Böylece karıncanın çalıştığı saatleri tam olarak ölçebilecekti. İş saatlerinde gevşekliğe müsaade etmeyecekti. Elbette raporlarını düzenleyecek bir sekretere de ihtiyacı olacaktı. Bu nedenle hem telefon trafiğini yönetmek ve hem de arşiv işleri için örümceği işe aldı.

Aslan, gelişmelerden çok memnundu. Hamam böceğinin hazırladığı raporlar gerçekten harikaydı. Hatta ondan üretim hızını ölçen ve karlılığı analiz eden renkli grafikler de hazırlamasını istedi. Böylece bu raporları ortaklarına sunum yaparken kullanabilecekti.

Hamam böceği, bu raporları üretebilmek için yeni bir bilgisayara ve donanıma ihtiyaç duydu. Artık artan ekipmanlar için de artık bir bilgi işlem departmanı oluşturmanın zamanı gelmişti. Bu işleri idare etmek için sineği işe aldı.

Bir zamanlar mutlu, üretken ve rahat olan karınca bu yeni toplantı düzeninden ve evrak işlerinden yılmıştı. Zamanın büyük bir kısmını sorulan soruları cevaplamak ve evrak işleri yapmakla geçiriyordu.

Aslan, karıncanın bölümünün giderek büyümesinden memnundu. Bölümü daha da büyütmek üzere bir üst yöneticiye ihtiyaç olduğunu düşündü. Bölüm başkanı olarak başarıları ile ünlü ağustos böceğini işe aldı.

Kendi rahatına ve keyfine düşkün ağustos böceğinin ilk icraatı ofisi rahat edebileceği yeni mobilyalarla döşemek oldu. Tabii ki kendisinin yeni bir bilgisayara, bütçe kontrol ve stratejik verimlilik planı hazırlanması için kişisel bir yardımcıya ihtiyacı vardı. Bunun üzerine eski iş yerindeki yardımcısını işe aldı.

Karıncanın çalıştığı yer giderek kimsenin gülmediği, neşesiz ve mutsuz bir mekana dönüşmüştü. Ağustos böceği, patronu aslanı ortamın ruh halini değiştirecek bir çalışma yapılması gerektiğine ikna etti.

Bunu üzerine, karıncanın bölümünde olup bitenleri gözden geçiren aslan, üretimin ve karlılığın dramatik bir şekilde düştüğünü fark etti. Hemen, son derece itibarlı ve iyi tanınmış bir danışman olan baykuşu sorunu çözmesi için işe aldı.

Baykuş, karıncanın departmanında 3 ay geçirdi. Bu hummalı çalışmanın ardından ciltlerce süren muhteşem bir rapor yazdı.

Raporun sonucu şuydu: “Departmanda aşırı istihdam vardı.”

Aslan, raporu inceledikten sonra dramatik bir karar verdi. Elbette, ilk olarak negatif tavırlarıyla dikkat çeken, mutsuz ve çalışma isteğini kaybetmiş olan karıncayı işten çıkardı…