Avrupa Normlarına Uyumluluğun Göstergesi “CE”

CE 

Aynı teknik standartlarda üretim yapılmasını amaçlayarak, Avrupa Birliği başta olmak üzere diğer üye Ülkeler arasında üretim standartlarını belirlemek amacıyla çeşitli teknik sistemler geliştirmiştir.

CE işareti de bunlardan biri;

Fransızca olarak “Conformité Européenné”

İngilizce olarak  “Conformity of Europe”

Türkçe olarak da  “Avrupa Normlarına Uygunluk”

Sözcükleri ile ifade edilen CE , zorunlu olmamakla beraber 1995 yıllından başlayarak, Avrupa Birliği Ülkelerine İTHAL edilecek ürünlerde  Avrupa Birliği normlarına uygunluk anlamına gelen “CE” işareti sorgulanmaya ve aranmaya başlamıştır.

Avrupa Birliği normlarına uygun anlamına gelen “CE” işaretli ürenler, ürünün belirtilen normlardaki direktiflerce üretilip pazarlandığı anlamındadır.

CE işareti ürünün garanti belgesi niteliğinde değil, ürünün kalitesinin başladığı başlangıç seviyesini gösteren Avrupa Birliği ülkelerince geçerliliği olan ürünün üzerine vurulan işarettir.

Avrupa Ülkelerine ihraç edilen her ürünün üzerinde CE işareti olmalıdır.

CE işareti taşıyan ürünler, Avrupa Ülkelerinde serbestçe dolaşım ve pazarlanmasında olanak sağlar.  Avrupa normlarının altında olan ürünler kalitesiz ürünler kategorisinde değerlendirilir.

“Hangi ürünlerde CE işareti olmalıdır?”

CE işareti taşıması zorunlu olan ürünler ve bağlı olduğu sorumlu kurumlara baktığımızda;

  • Alçak gerilim cihazları – Low voltage equipment (73/23/EEC;93/68/EEC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Basit basınçlı kaplar – Simple pressure vessels (87/404/EEC;90/488/EEC;93/68/EEC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Oyuncaklar – Toys (88/378/EEC;93/68/EEC) – Sağlık Bakanlığı
  • İnşaat malzemeleri – Construction products (89/106/EEC;93/68/EEC – Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
  • Elektromagnetik uygunluk – Electromagnetic compatibility (89/336/EEC;92/31/EEC;93/68/EEC) (98/13/EEC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Makinalar – Machinery (98/37/EC – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Kişisel korunma donanımları – Personal protective equipment (89/686/EEC;93/68/EEC;93/95/EEC;96/58/EC – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
  • Otomatik olmayan tartı aletleri – Non-automatic weighing instruments (90/384/EEC;93/68/EEC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Aktif implante edilen tıbbi cihazlar – Active implantable medical devices (l90/385/EEC;93/42/EEC;93/68/EEC) – Sağlık Bakanlığı
  • Gaz Yakan Aletler – Gas appliances (90/396/EEC;93/68/EEC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Sıcak su kazanları – Hot water boilers (92/42/EEC;93/68/EEC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Sivil kullanım için patlayıcılar – Civil explosives (93/15/EEC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Tıbbi cihazlar – Medical devices (93/42/EEC;98/79/EC) – Sağlık Bakanlığı
  • Patlayıcı ortamlarda Kullanılan Ekipmanlar – Equipment and protective systems intended for use in Potentially explosive atmospheres (94/9/EC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Gezi Amaçlı Tekneler – Recreational craft (94/25/EC) – Denizcilik Müsteşarlığı
  • Asansörler – Lifts (95/16/EC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Dondurucular – Household electric refrigerators, freezers and combinations (96/57/EC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Basınçlı kaplar – Pressure equipment (97/23/EC) – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  • Telekomünikasyon terminal cihazları – Telecommunications terminal equipment (98/13/EC) – Telekomünikasyon Kurumu
  • In vitro diagnostik tıbbi cihazlar – In vitro diagnostic medical devices 98/79/EC) – Sağlık Bakanlığı
  • Radyo ve telekomunikasyon terminal cihazları – Radio and telecommunications terminal equipment (99/5/EC) – Telekomünikasyon Kurumu

Yani sağlık, güvenlik, çevre ve tüketiciyi korumaya yönelik tüm ürünlerde CE işaretinin bulunması gerekir.

Nihai ürün üreticilerinde durum biraz farklı, bu tür üreticilerin kullanmak üzere ürettikleri ürünlerin üzerinde CE işareti olmayacaktır. Ancak “Üretici Beyanı” ile gerekli, tüm koşulların yerine getirildiğini gösteren teknik dosya ve üretici beyanı ile ürünleri CE koşullarına uygun ürettiklerini belirmiş olacaklardır. Bu şekilde Nihai ürün üreticileri yan ürün üreticilerinden aldıkları bu beyanları kendi hazırladıkları teknik dosyaya ilave etmiş olurlar. Oluşabilecek ürün ile ilgili sorunlar karşısında ürün sorumluluğu nihai ürün üreticisinde olmakla birlikte yan ürünler ile ilgili oluşabilecek sorunlar karşısında nihai ürün üreticisi, ürün beyanı sayesinde hukuki haklarını koruya bileceklerdir.

“Üzerinde CE işareti olan bir üründen zarar gördüyseniz”

Eğer üzerinde CE işareti olan her hangi bir üründen zarar gördüğünüze eminseniz. Bunun bedelini üreticiye çok ağır olur. Çünkü CE belgesi Avrupa Birliği normlarının uygunluğunu gösteren bir işaret olduğu için üretici, zararın yanlış kullanımdan kaynaklandığını ispatlamakla yükümlüdür. Eğer tüketiciden kaynaklı bir sorun yoksa tüketici yüksek miktarlarda tazminat alma hakkı kazanır.

 

Kaliteli ürünler üretme, satma, alma ve kullanma dileği ile..

 

 

 

REACH

REACH, (Registration, Evaluation, Authorisation and Restriction of Chemicals)

AB (Avrupa Birliği) ‘de kimyasal maddelere ile ilgili bir çok mevzuatı bir araya getirerek toplayan bir AB tüzüğüdür.

REACH Tüzüğü, AB Resmi Gazetesi’nin 30 Aralık 2006 tarih ve L396 sayılı nüshasında, son haliyle ise 29 Mayıs 2007 tarih ve L136 sayılı nüshasında yayımlanmıştır. Söz konusu tüzüğe göre, AB üye ülkelerinde faaliyet gösteren ve yılda bir tondan fazla kimyasal madde üreten veya ithal eden firmaların, söz konusu kimyasal maddeleri, AB örgütlenmesi içinde yer alan “Avrupa Kimyasallar Ajansı” yönetimindeki merkezi bir veri tabanına kaydettirmeleri zorunlu bulunmaktadır. Bu tüzük 18 Aralık 2006 tarihinde Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen ve 1 Haziran 2007’de yürürlüğe girmiştir.

*** REACH, Avrupa Birliğine yapılan tüm kimyevi madde ihracatımızı doğrudan etkilemektedir.

 

REACH dört temeli esas alır;

  1. Kimyasalların Kaydı (Registration): Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere, yılda bir ton veya daha fazla kimyasal madde ihraç ediyorsanız, ihraç ettiğiniz her bir madde başına ithalatçınız veya AB’ deki tek temsilciniz kanalıyla bir kayıt dosyasının (dossier) Avrupa Kimyasallar Ajansı sunulması gerekmektedir. Kayıt işleminin yerine getirilmemesi ürünlerinizin AB’ye ihraç edilmesine engel olabilir. REACH yürürlüğe girdikten sonra, firmanız hâlihazırda AB pazarında satışı olmayan yeni bir kimyasal maddeyi ihraç edecekse, öncelikle kayıt işleminin yapılması ve maddeye ilişkin kayıt dosyasının Avrupa Kimyasallar Ajansına sunulması gerekmektedir. Yeni bir kimyasal madde ancak kayıt işleminin yapılması koşuluyla AB pazarına verilebilecektir. Eğer AB’ ye ihraç edeceğiniz madde hali hazırda AB pazarında yer alan bir madde ise, ön kayıt yapmış olmak şartı ile, 2018 yılına kadar devam edecek geçiş periyotlarından faydalanabilirsiniz.
  2. Değerlendirme (Evaluation):Kaydı yapılmış tüm madde dosyaları, kayıt yükümlülüklerine uygunluk yönüyle, Avrupa Kimyasallar Ajansı tarafından değerlendirmeye tabi tutulabilecektir. Ayrıca bazı kimyasallar, insan sağlığı ve çevre üzerinde risk taşıması şüphesiyle Ajans tarafından değerlendirmeye tabi tutulabilir.
  3. İzin (Authorisation): Değerlendirme sürecinde olduğu gibi, izin aşaması da bazı maddeleri kapsamaktadır. İzin işlevi, çok tehlikeli kimyasal maddelerin (ör: § EINECS hakkında bilgiye broşür sonunda yer alan tanımlamalar kısmından ulaşılabilir. Kanserojen maddeler, veya doğada biriken maddeler gibi) kullanım veya pazara sürülmesi durumunda gündeme gelmektedir. Bir kimyasal madde “İzne Tabi Maddeler” listesinde yer alırsa, söz konusu maddenin piyasaya sürülme aşamasında Ajans’tan izin alınması zorunludur. “İzne Tabi Maddeler” listesi REACH Tüzük metninde Ek 14’te (ANNEX 14) yer almaktadır. Söz konusu liste şu anda boştur ve ön-kayıt sürecinin tamamlanmasından sonra Avrupa Kimyasallar Ajansı tarafından kamuoyuna duyurulur.
  4. Kısıtlama (Restriction):Kimyasal maddelerin bazıları AB pazarında kullanılması veya pazara sürülmesi, ECHA (Avrupa Kimyasallar Ajansı) tarafından yapılacak değerlendirme sonucu kısıtlanabilir veya tamamıyla yasaklanabilir.

MARKALAŞMAYA GİDEN YOL…

Marka genel olarak, üreticilerin ve satıcıların ürün ya da hizmetlerinin kendilerine ait olduğunu belirten ve diğer rakip firmalardan farklı oğlunu gösteren simgedir.

“Marka işletmenin kimliğini yansıtır”

Markanın tarihine baktığımızda; markanın tanımından da yola çıkarak sadece ticari değil mülkiyet olarak ta tarihte karşımıza seramiklerin üzerine yapılan işaretler, hanedan armaları, eski çağlardaki vazoların, tabaların, küplerin, çanakların ve çömleklerin üzerinde rastlanan semboller, hayvanların üzerine basılan damgalar gibi birçok örnek görmek mümkündür.

Markaların korunmasına ilişkin en son düzenleme, 27 Haziran 1995 tarihinde yürürlüğe giren ve halen uygulanmakta olan 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılmıştır. Bu kararnameye göre marka resmi olarak, “ bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil; özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajı gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaret” olarak tanımlanmaktadır.

Amerika Pazarlama Derneğine göre marka, satıcı veya satıcı grubunun ürün ve hizmetlerini tanımlamayı ve rakiplerinden ayrıştırmayı amaçlar. Markalar kullandıkları isim, simge ve çeşitli tasarım kombinasyonlardan oluşur.

İşletmeciler tarafından marka işletmenin kimliği açısından göründüğü gibi halk tarafından da marka “kaliteli ürün veya hizmet” anlamındadır.

Markanın tescil edilmesi işletmeler açısından çok önemlidir. İşletme marka tescili yaptırmış ise; bulunduğu ülkede ya da Uluslar arası platformda örgütün isim, reklam, şekil, harf, sözcük grubu, sembol, renk ve tasarım dizaynlarını korumuş olur.

 “Peki Markalaşma nasıl olacak!”

Her firma kendi markasını oluşturabilir ama markalaşma yani yapılan işte diğer rakiplerine göre ayırt edilme işte bu en önemlisi bunun için de yapılan işte süreklilik büyük önem taşır. Firma kendi markasını oluşturduktan sonra markalaşmak için önemli bir yol izlemeli ve ayırt edeci özelliklerini korumalıdır.  İşletme kendi markasını koruyarak “tutarlı” bir yol izlemelidir.

“Markalaşmada tutarlılık önemlidir”

 

Marka oluşumunda ve devamlılığında;

  • Marka isimlerinde oluşturulan ismin taşıdığı misyon ön plandadır.
  • Marka ismi oluşturulurken kullanılan renkler, eğer rakip firma varsa rakip firmalarının kullandığı renklerin tam tersi bir renk kullanmak ayrıcalık açısından tercih edilmelidir.
  • Kalite, marka için olmazsa olmazdır.
  • Reklam faktörü, tanıtım gücü markanın bilinirliği ve devamlılığı için önemlidir.
  • İstikrarlı ilerlemeli ve tutarlılığını göstermelidir.
  • Markalaşma da ilk olmak önem taşır ama eğer ilk değilseniz bulunduğunuz sektörde kendinize bir kategori seçmeli ya da oluşturmanız gerekir.
error: Content is protected !!